Orakçı Hukuk ve Danışmanlık Orakçı Hukuk ve Danışmanlık
Orakçı Hukuk ve Danışmanlık Saadet Cad. Saadet Apt. No:113/3 İlkadım/Samsun Orakçı Hukuk ve Danışmanlık +90 546 292 37 12 Orakçı Hukuk ve Danışmanlık avsareorakci@gmail.com

HAGB (HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI) NEDİR?

HAGB, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının hemen uygulanmaması, sanığın belirli bir denetim süresi içerisinde kurallara uygun davranması halinde bu kararın hiç açıklanmamış sayılmasıdır.

Ceza Mahkemesi Kanunu (CMK) 231. maddeye göre düzenlenmiştir. Sanık, belirlenen süre içinde suç işlemezse, mahkûmiyet kararı ortadan kaldırılır ve dava düşer.

HAGB NEDİR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, belirli bir denetim süresi içerisinde uygulanmadan ertelenmesi anlamına gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen bu kurumda, sanığın denetim süresi boyunca kasıtlı yeni bir suç işlememesi ve mahkemenin belirlediği yükümlülüklere uyması halinde, mahkûmiyet hükmü hiçbir hukuki sonuç doğurmadan ortadan kaldırılır. Bu sayede sanık, sabıkalı sayılmaz ve ceza infaz edilmeden yargılama süreci kapanır.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ŞARTLARI NELERDİR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, sanığa bir fırsat tanıyarak, belirli koşullar altında mahkûmiyet hükmünün sonuçlarını doğurmamasını sağlayan bir müessesedir. Ancak bu korumadan yararlanabilmek için Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde açıkça belirtilen birtakım şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

İlk şart, ceza sınırının altında olmasıdır.

İlk şart, mahkemece verilen cezanın belli bir sınırın altında olmasıdır. Sanık hakkında hükmolunan cezanın, sonuç ceza itibariyle iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekmektedir. Bu sınır, HAGB kurumunun yalnızca hafif sayılabilecek suçlar bakımından uygulanabileceğini göstermektedir.

İkinci olarak, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması gerekir.

İkinci olarak, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması gerekir. Burada önemli olan, geçmişte işlenmiş suçun "kasıtlı" olmasıdır. Taksirle işlenen suçlardan doğan mahkûmiyetler, HAGB kararına engel teşkil etmez. Ayrıca, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan bir kişi hakkında HAGB uygulanmasında bir engel bulunmamaktadır.

Bir diğer önemli şart, sanığın yargılama sürecinde kişilik özellikleri, duruşmadaki tutumu ve suçtan sonraki pişmanlık göstergeleri dikkate alınarak, yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede olumlu bir kanaatin oluşmasıdır.

Bir diğer önemli şart, sanığın yargılama sürecinde kişilik özellikleri, duruşmadaki tutumu ve suçtan sonraki pişmanlık göstergeleri dikkate alınarak, yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede olumlu bir kanaatin oluşmasıdır. Bu husus, mahkemenin takdir yetkisine bırakılmıştır. Mahkeme, sanığın topluma yeniden kazandırılabileceğini değerlendirirse HAGB kararı verebilir.

Son olarak, bazı suçlar bakımından HAGB kararı verilmesi kanunen yasaklanmıştır.

Son olarak, bazı suçlar bakımından HAGB kararı verilmesi kanunen yasaklanmıştır. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve özel kanunlarla HAGB uygulanamayacağı belirtilen suçlar için bu kurumdan yararlanılamaz. Ayrıca, mağdurun zararının giderilmesi gerektiği durumlarda, zararın tazmin edilmemesi de HAGB kararına engel oluşturabilir.

Sonuç olarak, HAGB kararının verilebilmesi için;

Sonuç olarak, HAGB kararının verilebilmesi için; verilen cezanın iki yıl veya daha az olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşması ve işlenen suçun HAGB kapsamı dışında olmaması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Bu şartlardan birinin eksik olması halinde mahkemenin HAGB kararı vermesi mümkün değildir.

HANGİ SUÇLAR İÇİN HAGB KARARI VERİLEMEZ?

Her suç tipi için HAGB kararı verilmesi mümkün değildir. Bazı suç tipleri HAGB kapsamı dışındadır. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar, cinsel saldırı ve cinsel istismar gibi ağır suçlar ile örgütlü suçlar HAGB kapsamına girmez. Ayrıca, toplum düzenine ve kamu güvenliğine ciddi zararlar veren bazı katalog suçlar hakkında da HAGB kararı verilemez. Bu düzenlemeler, ağır suçların cezasız kalmaması ve toplumun korunması amacıyla getirilmiştir.

Buna göre,

HAGB KARARININ SONUÇLARI NELERDİR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, ceza yargılamasında sanığa tanınan bir ikinci şans niteliğindedir ve hukuki sonuçları hem sanığın adli sicil durumu hem de cezanın infazı bakımından oldukça önemlidir. HAGB kararı verilmesi halinde, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü derhal infaz edilmez ve belirli bir süre gözetim altında tutulur.

HAGB kararının ilk önemli sonucu, verilen cezanın sanık hakkında doğrudan hüküm ve sonuç doğurmamasıdır. Mahkeme tarafından verilen mahkûmiyet kararı, açıklanması ertelenmiş bir hüküm niteliği taşıdığı için sanık hakkında sabıka kaydı oluşturmaz. Ancak belirtmek gerekir ki, bu karar adli sicil kaydına işlenmemekle birlikte adli sicil arşiv kaydında muhafaza edilir. Dolayısıyla, belirli durumlarda (örneğin adli makamların araştırmaları sırasında) arşiv kayıtlarına ulaşılması mümkündür.

Bir diğer sonuç, HAGB kararı verildiği andan itibaren sanığın denetim süresine tabi olmasıdır. Denetim süresi, kural olarak beş yıldır; ancak bazı durumlarda bu süre üç yıl olarak da belirlenebilir. Denetim süresi boyunca sanığın kasıtlı bir suç işlememesi ve kendisine yüklenen yükümlülüklere eksiksiz uyması beklenir. Bu yükümlülükler arasında mağdurun zararını gidermek, belirli bir kamu hizmetinde çalışmak ya da belirlenen programlara katılmak gibi şartlar bulunabilir.

Sanık denetim süresini başarılı şekilde tamamlarsa, mahkeme daha önce açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet kararını ortadan kaldırır ve dava düşer. Bu durumda sanık, hukuken hiç mahkûm edilmemiş sayılır. Ancak sanık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya yükümlülüklere uymazsa, mahkeme ertelediği hükmü açıklar ve bu hüküm kesinleşerek infaz aşamasına geçilir.

Son olarak, HAGB kararına bağlı olarak sanığın birçok hukuki menfaatinin korunmuş olması da önemli bir sonuçtur. HAGB ile sabıka kaydının oluşmaması, sanığın ileride kamu görevine atanması veya belirli haklardan yararlanması bakımından kritik bir avantaj sağlar. Böylece ceza adalet sistemi, sanığın topluma yeniden kazandırılmasını ve sosyal yaşama daha sağlıklı bir şekilde adapte olmasını hedeflemektedir.

HAGB KARARLARINDA ZAMANAŞIMI VAR MIDIR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre, sanığa verilen belirli şartlar altında cezanın infazının ertelenmesini sağlayan bir müessesedir. HAGB kararı verildiğinde, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan bir hüküm söz konusu olur ve sanık, belirli bir denetim süresi boyunca denetim altına alınır. Peki, bu denetim süresi içinde HAGB kararına bağlı olarak zamanaşımı durur mu?

HAGB kararları açısından zamanaşımı, cezanın infazı ile ilgili zamanaşımı ve cezanın açıklanmasının geri bırakılması sürecindeki zamanaşımı olarak iki farklı açıdan değerlendirilebilir.

Cezanın Infazına İlişkin Zamanaşımı

İlk olarak, cezanın infazı ile ilgili zamanaşımı bakımından, HAGB kararının verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı durumda, cezanın infazına ilişkin zamanaşımı durmaz. Yani, HAGB kararı verildikten sonra, hükmün açıklanmasının ertelenmesi, cezanın infazına ilişkin olan zamanaşımını etkilemez. Bunun anlamı şudur: Eğer sanık denetim süresi içerisinde bir yükümlülük ihlali veya suç işlerse, cezanın infazı yeniden başlar ve infaz sürecinde uygulanabilecek zamanaşımı, normal şartlar altında işlemeye devam eder.

Denetim Süresi İle İlgili Zamanaşımı

HAGB kararının denetim süresi ile ilgili olarak ise, zamanaşımı kural olarak durmaz. Denetim süresi boyunca sanığın davranışlarına bakılarak, mahkeme, hükmün açıklanıp açıklanmayacağına karar verir. Ancak, denetim süresi içinde sanık, belirlenen süreyi tamamlamış ve herhangi bir suç işlememişse, HAGB kararıyla mahkûmiyetin açıklanması engellenir. Dolayısıyla bu süre, bir tür denetimli serbestlik uygulaması gibi değerlendirilir.

HAGB Kararının Geçerliliği

Zamansal açıdan, HAGB kararının geçerliliği, denetim süresinin sonlanmasına kadar devam eder. Bu sürenin sonunda, sanık herhangi bir ihlalde bulunmazsa, mahkûmiyetin açıklanması düşer ve sanık beraat etmiş gibi kabul edilir. Ancak denetim süresi içerisinde suç işlenmesi halinde, HAGB kararına karşı ceza uygulanır ve bu durumda zamanaşımı da işlemeye başlar. Dolayısıyla, bir suç işlenmişse, yeni suçun zamanaşımı süresi de uygulanır.

Sonuç olarak, HAGB kararlarında zamanaşımı, cezanın infazına ilişkin süreci etkilemez ve denetim süresi içinde herhangi bir suç işlendiğinde zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Ancak denetim süresi boyunca yükümlülüklerin yerine getirilmesi, sanığın infazdan kaçınmasını sağlar ve denetim süresi sonunda mahkûmiyet kararı açıklanmazsa, sanık herhangi bir ceza infazına tabi tutulmaz.

DENETİM SÜRESİ İÇERİSİNDE SUÇ İŞLENİRSE HAGB KARARI NASIL ETKİLENİR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının korunabilmesi, sanığın denetim süresi boyunca belirlenen şartlara uygun davranmasına bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere, denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde, HAGB kararı olumsuz etkilenir ve mahkeme, daha önce açıklanmasını ertelediği mahkûmiyet hükmünü açıklar.

Burada dikkat edilmesi gereken temel unsur, işlenen yeni suçun "kasıtlı" olmasıdır. Yani taksirle işlenen suçlar, kural olarak HAGB kararının açıklanmasına sebep teşkil etmez. Ancak kasıtlı bir suç işlendiğinde, mahkeme herhangi bir takdir yetkisi kullanmadan, doğrudan hükmü açıklamak zorundadır. HAGB sisteminin amacı, sanığa topluma uyum sağlama fırsatı tanımak olduğundan, bu güveni boşa çıkaracak bir davranışta bulunulması halinde verilen imkân ortadan kalkar.

Denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun mahkeme kararıyla kesinleşmesi şart değildir. Mahkemenin işlenen suçun sabit olduğuna kanaat getirmesi, hükmün açıklanması için yeterlidir. Bu noktada, sanığın yeni suçtan yargılandığı davanın sonucunun beklenmesi de zorunlu değildir; mahkeme, mevcut deliller ışığında kanaat oluşturabilir.

Öte yandan, yalnızca yeni bir suç işlenmesi değil, aynı zamanda HAGB kararında belirtilen yükümlülüklerin ihlali de hükmün açıklanmasına yol açabilir. Ancak yükümlülük ihlalleri konusunda mahkemeye bir takdir yetkisi tanınmıştır; mahkeme, ihlalin ağırlığını ve sanığın genel davranışlarını göz önünde bulundurarak hükmün açıklanıp açıklanmayacağına karar verebilir. Buna karşılık, kasıtlı bir suç işlendiğinde mahkemenin takdir yetkisi bulunmamakta, hükmü açıklamakla yükümlü olmaktadır.

Sonuç olarak, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi, HAGB kararını doğrudan ortadan kaldırır ve mahkeme ertelediği mahkûmiyet hükmünü açıklar. Açıklanan bu hüküm kesinleşir ve infaz aşamasına geçilir. Böylelikle sanık, hem işlediği yeni suçtan hem de HAGB kapsamında ertelenen cezasından sorumlu hale gelir.

HAGB KARARININ AÇIKLANMASI

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, sanığa tanınmış bir imkân olmakla birlikte, bu imkânın sürekliliği sanığın denetim süresi içerisindeki davranışlarına bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi hükümleri çerçevesinde, sanığın denetim süresinde yükümlülüklerine aykırı davranması veya kasıtlı bir suç işlemesi halinde mahkeme, daha önce açıklanmasını ertelediği hükmü açıklar. Bu süreçte hem usul hem de maddi şartların titizlikle değerlendirilmesi gerekir.

Öncelikle, sanığın denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi, hükmün açıklanması için temel sebeplerden biridir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, işlenen suçun "kasıtlı" bir suç olmasıdır; taksirle işlenen suçlar kural olarak HAGB kararının açıklanmasına sebebiyet vermez. Ayrıca, yeni suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi de zorunlu değildir; suçun işlendiğinin mahkemece sabit görülmesi açıklama için yeterli kabul edilmektedir.

İkinci olarak, sanığın mahkeme tarafından belirlenen özel yükümlülüklere aykırı hareket etmesi halinde de hükmün açıklanması söz konusu olur. Denetim süresi içinde sanığa bazı yükümlülükler (örneğin belirli programlara katılmak, kamu hizmetinde çalışmak, mağdura zararını tazmin etmek) getirilmişse ve sanık bu yükümlülükleri ihlal etmişse, mahkeme takdir yetkisini kullanarak hükmü açıklayabilir. Burada mahkemenin somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapması ve sanığın ihlali ile iyi hâl beklentisi arasındaki ilişkiyi göz önünde bulundurması gerekir.

Öte yandan, sanık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve yükümlülüklere uygun davrandığı halde, koşullarda sonradan ortaya çıkan önemli değişiklikler dolayısıyla da HAGB kararının açıklanması gündeme gelebilir. Ancak bu gibi durumlar istisnai nitelikte olup, mahkemenin gerekçeli bir karar ile açıklama yapması gerekir.

HAGB kararının açıklanmasında sanığa savunma hakkı tanınması da zorunludur. Denetim süresi içinde sanığın yükümlülük ihlali veya suç işlediği tespit edildiğinde, mahkeme sanığa beyanlarını sunma imkânı verir. Savunma alındıktan sonra, mahkeme somut olayın özelliklerini değerlendirerek hükmün açıklanıp açıklanmamasına karar verir. Bu aşamada, yükümlülüğün ihmalinin kasten mi yoksa kusurla mı gerçekleştirildiği de dikkate alınır.

HAGB KARARINA KARŞI KANUN YOLLARI NELERDİR?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, mahkeme tarafından verilen bağımsız ve kesin bir karar değildir; bu nedenle, klasik anlamda temyiz veya istinaf kanun yoluna başvurma imkânı bulunmamaktadır. HAGB kararına karşı öngörülen başvuru yolu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca yalnızca "itiraz" yoludur.

İtiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde kullanılmayan itiraz hakkı sona erer. İtiraz dilekçesi, kararı veren mahkemeye sunulmakla birlikte, itirazı inceleme yetkisi üst dereceli mahkemeye aittir. Örneğin, asliye ceza mahkemesinin verdiği HAGB kararına yapılan itiraz, o yerdeki ağır ceza mahkemesince değerlendirilir.

İtiraz incelemesi dosya üzerinden yapılır; duruşma açılması zorunlu değildir. İtiraz merci, kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olup olmadığını denetler. HAGB kararında özellikle sanığın açık rızasının bulunup bulunmadığı, ceza süresinin iki yıl veya altında olup olmadığı, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığı gibi şartlar dikkatle incelenir.

İtiraz sonucunda üst mahkeme, HAGB kararının kaldırılmasına veya yerinde bulunarak onanmasına karar verebilir. Eğer itiraz kabul edilirse, mahkeme HAGB kararı kaldırarak esas hükmü açıklar ya da dosyayı yeniden hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine geri gönderebilir. Ancak itirazın reddedilmesi halinde HAGB kararı kesinleşir ve denetim süresi işlemeye başlar.

Sonuç olarak, HAGB kararına karşı başvurulabilecek tek kanun yolu itirazdır ve bu itiraz usul ve süre kurallarına bağlıdır. Temyiz ve istinaf gibi olağan kanun yolları HAGB kararları için öngörülmemiştir. Bu düzenleme, HAGB kurumunun yargılamada hızlılık ve pratiklik ilkeleri çerçevesinde işlevsel kılınması amacı taşımaktadır.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (HAGB) İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) nedir?

HAGB, mahkemenin verdiği cezayı hemen açıklamak yerine, belli bir süre ertelemesidir. Sanığa, denetim süresi boyunca suç işlememesi ve belirli yükümlülüklere uyması şartıyla, mahkûmiyetin açıklanmamış gibi davranılır. Başarılı bir şekilde denetim süresi tamamlanırsa, mahkûmiyet kararı düşer.

HAGB kararının şartları nelerdir?

HAGB kararı verilebilmesi için, sanığın ceza miktarının 2 yıl veya daha az olması, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yükümlülüklere uyma ve suç işlememe konusunda mahkemeye olumlu bir kanaat oluşturması gereklidir. Ayrıca bazı suçlar, HAGB kapsamı dışında tutulmaktadır.

HAGB kararının sonuçları nelerdir?

HAGB kararı sanığa, cezanın infazının ertelenmesi fırsatı verir. Sanık, belirlenen denetim süresi boyunca yükümlülükleri yerine getirirse, mahkûmiyetin açıklanması ortadan kalkar ve ceza kaydı oluşmaz. Ancak, denetim süresi içinde suç işlenirse, mahkûmiyet açıklanır.

HAGB kararlarında zamanaşımı var mıdır?

HAGB kararında, cezanın infazına ilişkin zamanaşımı işlemez. Denetim süresi boyunca sanığın suç işlememesi beklenir ve eğer suç işlenirse, zamanaşımı işlemeye başlar. Denetim süresi sonunda, sanık yükümlülükleri yerine getirirse, ceza kaydı oluşmaz.

Denetim süresi içerisinde suç işlenirse HAGB kararı nasıl etkilenir?

Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenirse, HAGB kararı ortadan kalkar ve mahkûmiyet hükmü açıklanır. HAGB’nin amacı, sanığın topluma uyum sağlamasına fırsat vermekken, suç işlenmesi halinde bu fırsat geri alınır.

Özet

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanığa verilen mahkûmiyet kararının belirli bir süre ertelenmesi ve bu süre boyunca suç işlememesi ve belirli yükümlülüklere uyması halinde mahkûmiyetin açıklanmamış sayılmasıdır. Bu uygulama, sanığa ikinci bir şans tanırken, aynı zamanda topluma kazandırılmasını amaçlar. Ancak HAGB'nin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir; sanığın cezasının 2 yıl veya daha az olması, daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, ve mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşturması gibi faktörler önemlidir. Denetim süresi içinde suç işlenirse, HAGB kararı geçersiz hale gelir ve mahkûmiyet hükmü açıklanır. Bu süreçle ilgili daha fazla bilgi ve profesyonel destek almak için Samsun Ceza Avukatı Sare Orakçı'dan yardım alabilirsiniz.

Kurumsal

  1. Hakkımızda

  2. Gizlilik İlkesi

  3. Av.Sare ORAKÇI

    Samsun Barosu

    Baro Sicil No: 3538

    TBB Sicil No: 12345

    Vergi No: 28628421250

    Adres: İstasyon Mah, Saadet Cad, Saadet Apt, No:113/3 Kat: Zemin İlkadım/Samsun

Hizmetlerimiz

  1. Danışmanlık

  2. Çalışma Alanlarımız

  3. Görüşme Talep et

Çalışma Saatlerimiz

  1. Pzt-Cm 09.00-18.00

  2. Cumartesi 09.00-15.30

  3. Pazar Kapalı

Bize Ulaşın

  1. Orakçı Hukuk ve Danışmanlık +90 546 292 37 12

  2. Orakçı Hukuk ve Danışmanlık avsareorakci@gmail.com

  3. Orakçı Hukuk ve Danışmanlık+90 546 292 37 12

  4. Orakçı Hukuk ve Danışmanlık İstasyon Mah, Saadet Cad, Saadet Apt, No:113/3 Kat: Zemin İlkadım/Samsun
Orakçı Hukuk ve Danışmanlık